Neden FEMEN için memelerimi açmıyorum?


Tunuslu Amina Tyler’ın feminist örgüt FEMEN için üstüz fotoğraflar göndermesi sonucunda çıkan tartışmalar ve vücuduna Arapça “bedenim bana ait, kimsenin namusunun kaynağı değil” yazan Amina’ya recm tehditleri aldığı yönündeki haberler sonrasında, örgüt 4 Nisan için uluslararası bir eylem çağrısı yaptı. Bir anda tabiri caizse ‘gaza geldim’. Sonra durdum. Düşündüm. Bu düşünceler arasında bir kadının recm cezasına çarptırılma durumuna karşı durup, bu eyleme katıl(a)madığım için “batsın benim insanlığım” bile dedim. Altınızı çizerim ‘kadınlığım’ değil ‘insanlığım’. Sınırlı sayıda haber kaynağında sadece meme uçlarını buğulayıp ya da siyah çizgilerle sansürlenip yayınlanan fotoğraflarını görünce sinirlendim. Tüm ayıp meme uçlarında çünkü! Meme ucu görünmezse serbest, görünürse cezaya tabii. Bu esnada o meme uçlarını gösterdikleri için ceza alan haber kaynaklarıyla da tanıştım. İçler dışlar çarptım, hesabımı yaptım ve memelerimi açmadım. Bugün ise FEMEN’in protesto gösterilerinde yaşananları okuyunca doğru hesap yaptığımı anladım.

Matematik basit, kelime anlamlarıyla ilerleyelim..

  • Feminist miyim? Değilim! Feminizm, kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesi sonucu toplumda gerçek bir eşitlik durumunun oluşması için bir harekettir. Bense kadın, erkek, çocuk, hayvan demeden tüm canlı türlerinin eşit hakları için hareket ediyorum, kendimi sadece kadınlara adayamam.
  • FEMEN kimdir? Uluslararası evlilik ajansları, cinsiyet ayrımı ve özellikle seks turizmine karşı duran Ukraynalı bir feminist aktivist grup. Karşı durdukları her konuda onlarla aynı safta mı yer tutuyorum? Evet! Ama eylem yöntemleri yanlış.

FEMEN haklıyken kendini haksız konuma düşürdü!

Geçtiğimiz günlerde FEMEN’in Üstsüz Cihat çağrısı şöyleydi: “Dini diktatörlükler kadınları köleleştirmekle başlar; ama bir kadının kendi özgürlüğüne sahip çıkması şeriat rejimini yok etmeye yönelik ilk adımdır. Üstsüz protestolar kadınların direncinin savaş bayrakları, kendi bedenleri üzerindeki hakları elde etmelerinin sembolüdür. Memelerimiz, sizin taşlarınızdan daha ölümcül.”

Bugün yayınlanan haberlerden okuduk ki FEMEN aktivistleri Paris, Kyiv ve Brüksel'de cami önlerinde gösteri yapmış. Bu eylemin yeri cami önü mü?

Tüme varım yapacağız, kelime anlamlarıyla devam edelim..

  • Ben Müslüman mıyım? Değilim! Ama bir camiye saygı duymam için Müslüman olmama gerek yok. Çünkü bu hayatı sürdürebilmek için bir dine inanmaya ihtiyaç duymuyor olsam da çoğu insanın bu hayattı idame ettirebilmek için en az bir şeye inanmaları gerektiğini anlayabiliyorum.
  • Şeriat nedir? Kur'an ayetleri, Muhammed'in söz ve fiilleri olarak anlaşılan (sünnet/hadis) ve ‘İslam bilginleri’nin görüş ve yorumlarıyla oluşturulan dini kanunlar toplamı. Tüm Müslümanlar şeriat yasalarını kabul ediyor ya da uyguluyorlar mı? Hayır! 
  • Recm nedir? Zina fiilini işleyen evli erkek veya kadınlara uygulanan şeriat cezası. Recm ile ilgili tartışmalar mezhepler ve tarikatlar arası ayrılığa da neden olmuştur. Recm kelimesinin Kur'an'da taşlamakla eşanlamlı olarak değil, daha çok hor görmek, yalnız bırakmak gibi bir anlamda kullanılır. Görüldüğü üzere recm, Müslümanlığın bütüne dair bir konu değil sadece bir grup insanın ‘yorum’udur.
  • Zina ve evlilik gibi kavramları sorgulamanın yeri burası olmadığı için atlıyorum.
  • Cami nedir? Müslümanlık dinine inananların ibadethanesi.

Ezcümle, bir grup insanın ‘yanlış’ına karşı ses çıkartmak ve tepki göstermek için seçilecek yer, o insanlarla aynı görüşü paylaşmayan daha büyük bir grubun ibadethanesinin önü olmamalı.

Ben de her bebek gibi, bir kalp ve bir beyinle birlikte bir dine mensup olmadan düştüm bu dünyaya. Toplum ise ilk ağlayışımı duyduğu anda, bana hayatı öğretmeye başladı ve “Senin bir kalbin, bir beynin var ve Müslümansın” dedi, kulağıma dualarla ismimi okurken. Çok uzun olmayan bir zaman zarfı sonunda kalbimi ve beynimi önüme koydum ve bu sosyal gruba dahil olmama kararımı aldım.  Terk ettiğim grubun insanlarının bana saygı duymasını isterken, onlara saygı duymaktan vazgeçmedim. Çünkü içinde sömürü, haksızlık ve açlık olan ve ardı meçhul bir ölümle sonuçlanan bu hayatta, insanların büyük bir kısmına din adı verilen şeyin aslında ilahi bir konu olmadığını anlatmak, bedenlerinde bir kalp bir de beyin taşımadıklarını söylemekle eşdeğer. Bu cümleyi anlamayanlar ise bir dine mensup olmama kararını hatalı nedenlere dayanarak almış olabilirler.

Diğer insanlara saygı göstermeyi öğrenemeyenler, hakkını aradıkları eşitlik ve saygıya sahip olamayacak. FEMEN işte burada hata yapıyor.

Bir gün bizi çözüme ulaştıracak bir eylem için gerekiyorsa memelerimi de açarım ama bugün gerçekten bir şey yapmak istiyorsak, fotoğraflarını yayınladıktan sonra kendisinden haber alınamayan Amina’yı bulmak için seferber olalım.

Via: blog.radikal.com.tr


Short link: [Facebook] [Twitter] [Email] Copy - http://whoel.se/~nXLuO$2YR

This entry was posted in TR and tagged on by .

About FEMEN

The mission of the "FEMEN" movement is to create the most favourable conditions for the young women to join up into a social group with the general idea of the mutual support and social responsibility, helping to reveal the talents of each member of the movement.

Leave a Reply