Türkiye’ye hoş geldin FEMEN!

Femen, yani şu Ukrayna’dan başlayan ve bütün dünyaya yayılan başta kadın hakları olmak üzere hemen her şeyi kadın çıplaklığını kullanarak protesto eden grup Türkiye’de bir şube açtı. Özellikle sosyal medyadan ‘bize katılın’ diye çağrı yapıyorlar. Tek tük de olsa (şimdilik sayıları sadece 3) Türk genç kızlarının göğüslerine bir Türk bayrağı resmettirip altına da bir slogan yazarak bayağı havalı ve karalı bir şekilde katıldığını görüyoruz.

Kadın çıplaklığı hangi din, dil, kültürde yaşarsanız yaşayın küresel ilgi çeken ve hâlâ tabu olan bir konu. Femen’in dünyada işleri kolay değil. Kuruldukları Ukrayna’da kurucularının başına ölüm tehdidi dahil gelmeyen kalmadı. Gelin görün ki Türkiye şubesinin işi çok daha zor olacak.

Türkiye’de her şey şakaya gelir de çıplaklık şaka kaldırmaz.

Cinselliği bizim gibi baskı altında veya ikiyüzlülükle yaşayan bir toplumun ayarları -politik bile olsa- işin içine çıplak bir eylem girince fena halde şaşabilir. Eminim pazar eklerinde söyleşi bahanesi ile soyunmaya hazır pek çok ‘gasteci’ Femen kızlarını gaza getirecek hatta bu bahaneyle onlar da bir ‘prodüksiyon’la ‘haber icabı’ soyunmaya yeltenecektir ama yine de onlara bakıp tüm Türkiye’yi böyle sanmamakta fayda var!

Femen Türkiye şu aralar gönüllü eylemci topluyor. Yarı bedenine kadar soyunup, başa çiçeklerden bir taç kondurup, vücuda bir mesaj yazmak şartı ile hemen herkes bu harekete gönüllü üye yazılabiliyor. Nitekim Femen Türkiye kuruldu denildikten sonra ilk eylemi başına taç koyup göğüslerinin üzerine ODTÜ yazan hayli kararlı ve sert bakışlı bir ‘eylemci’ fotoğrafını Twitter’da paylaştı. İlk eylemcinin kim olduğunu bilmesek de ODTÜ yazarken neyi desteklediğini tahmin ediyoruz sanırım. Bugüne kadar ODTÜ adına yapılmış en ‘radikal’ eylemlerden biri bu olsa gerek! Bu fotoğraf karesine bakarken içimden “Geçtim şimdiki ODTÜ’lü eylemcileri acaba 70’li yıllarda ODTÜ’deki devrimin ateşini yakan o devrimciler bu fotoğrafı görseler ne düşünürler” diye geçirdim. Acaba mezarlarında kemikleri mi sızlardı yoksa gurur mu duyarlardı? Amacım bir ironi yapmak ya da birilerine laf sokuşturmak değil. İnanın işin içinden çıkamadım. (Sahi siz ne dersiniz?)

Femen’in sanırım en büyük gücü ve çıkmazı çıplaklığında yatıyor.

En çok eleştirilen ve en güçlü oldukları alan burası. Kadın çıplaklığı gibi bir tabuyu yıkmak başlıbaşına büyük bir meydan okuma. Buraya kadar tamam. Ancak ondan sonrasında vücudu kullanılarak verilen mesajlar kısmında kafalar karışıyor. Çıplak mesajlar nasıl derler biraz ‘suya tirit’ ya da ‘genel’ kalıyor. “Tamam Femen eylemcisi olarak ‘senin vücudun senin kararın’ ama bunları kullanarak bize ne diyorsun” kısmının üzerinde biraz duralım isterseniz.

Bu vesileyle Türk Femen eylemcilerinden Didem Dinç’in fotoğrafını biraz önceki sorularım ışığında ele alabiliriz. Başına bu sefer beyaz çiçeklerden bir taç takan Didem çıplak göğüslerinin üzerine bir Türk bayrağı resmi yaptırıp altına da ‘savaşa hayır’ yazmış. Sol yumruğunu kararlı bir şekilde havaya kaldıran Didem’in bu fotoğrafına bakarak hangi savaşa neden karşı olduğunu anlamak kabul edelim ki kolay değil. Suriye savaşı olsa Türk bayrağının orada işi ne? Türkiye’deki malum iç savaş desek, e o da bir yıldır durdu. Zaten sol yumruk havada olsa bile Türk bayrağını göğsüne çizip ortaya eylemci olarak çıktığında Didem’in ulusalcı damgası yemesi kesin gibi. Sahi o sol yumruk neden havada o da ayrı hikâye…

Neyse ki Didem daha sonra mevzuyu açmış “Benim” demiş “Amacım sadece soyunmak değil, sadece Türkiye’de barış da değil dünya barışı…”

Diyelim Didem Femen adına bizlere yarı çıplak bedeniyle gönderdiği mesajın tüm kafa karışıklığına rağmen böyle bir eylem koydu. Sosyal medyanın gazıyla birilerinin homurtusundan rahatsız olan politikacıların patlattığı demeçler üzerine muhafazakâr polisimiz de saçlarından tuttuğu gibi Didem’i karakola çekti. Peki ama Didem’i ne ile suçlayacaklar? Çıplaklık mı? Pardon ama eğer öyleyse son yıllarda sahillerimizde de yayılan topless güneşlenenlerin hepsini toplamaları gerekmez mi?

Hadi onlar plajda diyelim bu şehirde peki suç aleti olarak ne gösterilecek? Anayasada ‘vücuda bayrak çizmek’ diye bir suç var mı? Ya da vücudun neresine çizilince suç oluyor neresine çizilince gurur duyuluyor? Öyle ya kollarına bayrak dövmesi yaptıran ulusalcılar da yok değil aramızda.

Femen konusundaki bir diğer kararsızlık da neyi ne kadar ciddiye alacağımız konusunda. O kadar çok ciddi ciddi tartışacağımız ya da işi dalgaya vurup mavra yapılacak konu var ki…

Sonları ne olur bilmiyorum ama hayatımıza şimdiden renk getirdikleri ise kesin bakın.

Femen Türkiye daha çok su kaldırır.

Via: radikal.com.tr


Short link: [Facebook] [Twitter] [Email] Copy - http://whoel.se/~44X3c$4Nw

This entry was posted in TR and tagged on by .

About FEMEN

The mission of the "FEMEN" movement is to create the most favourable conditions for the young women to join up into a social group with the general idea of the mutual support and social responsibility, helping to reveal the talents of each member of the movement.

Leave a Reply